ozan
progressive house
by , 2008-12-12 at 17:18 (1028 Görüntülenme)
Elektronik müzik nedir?
Müzik kültüründe ki en son buluşlardan biri 1950'li yılların sonlarında ilk elektronik klavyenin üretilmesi ile başladı. Kilise orgunu taklit eden HAmmond orgu, elektronik enstrümanlar arasında bir ilk olma özelliğine sahipti ve yaygın olarak kullanılmaya başlanmışdı. Zamanla Hammond'u Farsifas isimli klavye izlemişti. Bu klavyeleri elektrikle amplifike edilmiş piyanolar izledi (Wurlitzer, Fender Rhodes, Clavinet) ve tabii ki Melllotron öncü deneme cihazlarından biriydi. Mesela Beatles'ın "Strawberry Fields Forever" şarkısnın giriş bölümünde kullanılan sesler, o zamanın elektronik klavyeleri ile yapılıyordu. Elektronik cihazlar ile üretilmiş müzik, sound olarak ötekilerden ayırdedilebilmesine rağmen tam olarak anladığımız anlamda ‘electronica’ olarak tanımlanamıyordu. Akustik, elektronik ve bas gitarla birlikte canlı davulun da yapılan müziklerde baskın öğeler olması bu müziğin Elektro Akustik müzik olarak sınıflandırılmasına sebep oldu.
İlk elektronik ve elektro akustik müziğin öncüsü Jean Michel Jarre idi. Jarre 1968 de, Paris te ki GRM Müzik Araştırma Grubuna katılarak elektro-klasik müziği incelemeye başladı. 1971 de bestelediği bale "Opera De Paris" de sahnelendi. Bu elektro-akustik müziğin geniş kitleler ile ilk buluşmasıydı. Jarre daha sonra çıkardığı diğer bir başarılı albüm ve bestelediği film müziklerinden sonra Paris'de inanılmaz bir performans sergiledi. Bu çok özel şovu yaklaşık bir milyon kişi izledi ve Jarre lazerler, animasyonlu ışıklandırmalar ve dev bir ses sistemiyle bu şovu görsel bir şölene çevirdi. Hatırlıyorumda çocukluğumun tek kanallı günlerinde bu konseri bir keresinde TRT yayınlamıstı ailecek seyredip şaşırmış ve bayılmıştıkJarre'ın o zamanlar kullanmaya başladığı farklı sesler ve değişik sound'lar, daha sonra günümüz rave partilerinin, pop konserlerinin ve nihayetinde house kültürünün vazgeçilmez birer parçası haline geldiler.
1964 senesinde elektrik mühendisi olan Robert Moog tarihteki ilk analog synthseizer'lardan (sentezleyici) biri olan "The Moog Synth" i piyasaya sürdü. Hiçde kolay olmayan bu üretim - tanıtım ve pazarlama süreci, Dr. Moog'un tam 12 senesine mal olmuştu. İhtiyaç olmayan bir ürün geliştirip bunu olmayan bir pazara satmaya çalışmak haliyle zordu! Aslında bu buluş teknolojiyi daha kolay kullanılabilir , kitlelere ulaşabilir hale getirecekti... Taa -ki 70 lerin sonunda, yeni bir müzik sound'u olan ‘electronica’ keşfedilene ve bazı büyük gruplar bu sound'u şarkılarında kullanana kadar ama onun için de çok zaman vardı. Sonrasında, Dr. Moog'un ve Moog sentezleyicilerin bu serüveni Depeche Mode, Peter Gabriel ve Pet Shop Boys gibi müzisyenlerin ortaya çıkmasıyla kendine hak ettiği yeri ve saygıyı buldu.
Peki bahsettiğimiz Electronica ve elektronik müzik nedir?
Electronica temel olarak, elektronik enstrümanlar kullanılarak yaratılan ve elekronik sound'un baskın olduğu bir müzik türü olarak tanımlanabilir. Bu müziği bugün bilgisayarınızda VST'ler ile yapabileceğiniz gibi satın alacağınız synthseizer ile de yapabilirsiniz. Electronica, yapısındaki melodik dans ritimleri ve bas çizgileriyle de tanımlanabilir, tarif edilebilir. Electronic müziği yıllardır dinleyen biri bile hangi şarkının hangi tarz olduğunu tam manasıyla bilemeyebilmektedir. Mesela hemen akla gelen tarzlar denildiğinde, Progressive, Synthpop, Techno, House, Acid Jazz / Fusion, Trance, Drum and Bass, Jungle, Industrial, Dance, Electro gibi bir çok tarz bulunmakta ve bu tarzların ayrımlarını yapmakta çoğu zaman zorlanmaktadırlar.
Depeche Mode, Eurythmics, Pet Shop Boys, Alphaville, Erasure, ve Duran Duran ve de bu tarzda ki diğer bir çok ünlü grup ve sanatçıyı, synthpop ( sentez-pop) un yada daha bilindik adıyla New Wave tarzının yaratıcıları arasında anmak mümkündür. Bu grupların çıkış yaptıkları o zamana göre etkileyici sound altyapıları, sözleri, imajları, yeni dünya düzenine has pazarlanma taktikleri, devasa sahnelerde verdikleri konserleri, 80'li yıllarda Avrupa ve Amerika'da yoğun uyuşturucu (eroin) kullanımıyla ilgili gençlere verdikleri güncel ve politik mesajlarıylada bu gruplar ve müzikleri geniş kitlelere yayılma şansı bulmuştu.
Techno'nun doğuşu ise tamamen tesadüftür. Tabii bu bana göre bir açıklama olmakla birlikte doğruluk payı çok yüksektir.Belki adını ilk defa duyacağınız Rap'çi ler olan Grand Master Flash ve Africa Bambata Techno'nun yaratıcılarıydılar. 90 BPM'lik bir şarkıdan 144 BPM'lik Old School tarzı dediğimiz hızlı ritmlere miks yapan ve bunu çok iyi harmanlayan bu Rap'çiler günümüzde yok olsalarda aslında devrim yaratan insanlardı. Carl Cox'un ünlü olmadığı yıllarda Chicago'da Rap club'lerde önce garsonluk sonra da dj'lik yapmaya başlaması bile müzik tarihi ve gelişimi açısından garip kader oyunları arasında sayılabilir.
Avrupa'da Synthpop ve Techno ise daha farklı bir gelişim içindedir. İlk köklerinin Germany's Kraftwerk isimli elekronik tarzda bir grup tarafından atılıp, Parliament Funkadelic, Inner City, ve Grandmaster Flash gibi Amerikalı sanatçıların rehberliğinde Hip-hop ve Rap tarzının ilk kalıntılarıyla birlikte geliştirilerek bugüne getirildiği düşünülür.
Hip-hop ve Rap in Avrupa Techno müziğiye sentezlenmesi sonucu Amerikan House müziği ortaya çıkmıştır. İlk başlarda Soulful House olarak bilinen bu tarz, 70'li yılların topluluk ruhu üzerine kurulmuş, ve yine 70 lerin rock, disco izlerini, jazz ve rhythm&blues dokunuşlarını taşıyan bir müzik türü olmuştur. Bu yüzden Fusion ve Acid Jazz, House müziğin sub-katagorileri altında yer almaktadır. Towa Tei, Dee-Lite, ve The Chemical Brothers house müziğin ünlü isimlerindendir.
Peki progressive house nedir? House müziğin başına gelen Progressive eki genişleme, ilerleme, vb. manaya gelir. Bu da Progressive house ismi verilen müziğin tek bir tonlama ile mümkün olmayacağı manasındadır. Aslında halen bir çok müzik adamı Progressive tam olarak ne olduğunu bilemediklerini ve hala bu konuda tartıştıklarını biliyorum....
Benim için Progressive House nedir?
İçerisinde barınan elektronik sesler beni buralardan alır götürür... Canım sıkkınken açarım sesini güzelce ooooohhhhh.... Aslında bir nevi benim için karanlıktan aydınlığa çıkış gibidir. Özellikle parça içerisindeki kick'ler haricinde bulunan bassline parçalara öyle bir güzellik katar ki sadece o bassline sayesinde bir çok insanın bahsettiği "bu ne böyle dıp tıs dıp tıs başka birşey yok" kelimesinin ne kadar yanlış olduğunu gösterir insana tabi adam gibi dinleyene...
Bu tür içerisinde özellikle hoşuma giden seslerden bir diğeri de birbirinden değişik VST'lerde üretilen sesler ve üzerinde ciddi anlamda vakit harcanan effektlendirmedir.
Aslında öyle güzel bir müziktir ki benim için bu dinlediğim zaman zifiri karanlıktan güneşli açık bir alana çıkıyormuşum hissi verir.
E o güneşli alana çıktıktan sonra tabi aynı yerde sayıklayıp durmak olmaz. Oradan sonrada techno dinlemek gerekir.
Boşa dememişler anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az be.
Örnek vermek gerekecek olursak:
Progressive House: Trisco - Musak (Wonderland Avenue Remix)


Jarre'ın o zamanlar kullanmaya başladığı farklı sesler ve değişik sound'lar, daha sonra günümüz rave partilerinin, pop konserlerinin ve nihayetinde house kültürünün vazgeçilmez birer parçası haline geldiler.
Email Blog Entry