Yazının orijinal tarihi: 2006-02-23
Sunucu alımında 4 kritik nokta var, bir önceki yazıda bu noktalar bir örnek üstünden anlatılmıştı bu yazıda biraz daha detay anlatılmakta.
Sunucu planlamasında ki kritik nokta o sunucu üstünde hangi servis(lerin) çalışacağını ve çalışana olan bu servislerin çalışma mantıklarını, sistemlerini ve yapısını çok iyi bilmek gereklidir.
Sunucu noktasal karşılaştırmaları:
Alan 1996 2005 Artış
AÄŸ 10Mbit 1Gbit 100 kat
İşlemci 33MHZbus/133MHZcpu 1GHZbus/4GHZcpu 30kat/30kat
Hafıza 64MB 4GB 62 kat
Disk 33MB/1.2GBsaniye 320MB/36GBsaniye 9kat/30kat
Bu 4 noktanın bugünkü durumlarına bakıldığında en geri kalan teknolojinin disk olduğu görülmekte. Disk bus mimarisi temelde mekanik bir teknoloji olduğundan gelişimi elektronik ürünlerin epey gerisinde kalmakta.
Disk üreticileri aradaki açığı kapatabilemek için diskler üzerine buffer'lar koymaya başladılar önceleri bu buffler'ların boyutları KB'lar seviyesindeyken şu sıralar 16MB buffer'lı diskler piyasada rahatlıkla bulunabilmektedir.
Tabi tüm bu birimleri kontrol eden ve kalp işlevini gören yapı kullanıcıların hiç dikkatini çekmeden gelişti. Bu temel yapıya Front Side Bus denmektedir.
Intel'in, HP yüzünden yaptığı en büyük hatalardan biri olan Itanium teknolojisi de bu yüzden piyasada tutulmadı ve AMD işlemci pazarında öne çıktı. Intel şu sıralar Itanium 2 teknolojisi ile temel işlevi gören çipe cpu'ların tümü bağlandığı ve cpu'ların kendi aralarındaki görüşmelerde bu temel veriyolunu kullandığından işlemcilerin 64bit olmasının sunucun performansına etkisi yeteri kadar olmadı.
AMD ise daha farklı bir yol çizerek cpu'ları birbirlerine, ayrı bir bus yapısından bağlamakta. Böylece cpu'ların kendi aralarındaki haberleşmesi temel veriyolunu meşgul etmemekte ve performans Intel'e göre en az %24 artmaktadır. Üstüne bir de fiyatı (%24 daha ucuz) katınca fiyat/performans kriterlerine göre AMD çok ileridedir.
Fakat tüm bu güzel ve iyi düşünülmüş mimariye rağmen, IBM, HP ve DELL gibi büyük sunucu üreticilerinde AMD işlemcili server almak imkansız gibi birşeydir. AMD işlemcili server'ları bulunsa dahi, örneğin IBM'in Türkiye'de bir tane bile AMD işlemcili server satışı yoktur. İstendiğinden getirilebileceği belirtilsede demo makinası dahi mevcut değildir. Tabi bunların altında Intel'in piyasaya sürdüğü işlemcilerin Itanium/2 ve P4'lerin hemen hemen tamamının aslında IBM tarafından geliştirilmiş olmasınında etkisi vardır, pek çok admin bunları bilmez.
Amaç IBM'i kötülemek değil tabi, HP ve DELL'inde AMD işlemcili sunucularını Türkiye'de bulmanız imkansızdır. HP'nin kendisi zaten sunucu ve parça getirmediğinden, HP'nin kendisi dahi eğer bayileri getirdiyse onları kullanmaktadır.
DELL'in durumuna bakınca devlet kurumlarına sürekli mal sattığından ötürü özel sektörle pek alakaları yoktur, olduğunda da çok ucuz fiyatlara server alabiliyorsunuz, temeline bakında içindeki tüm malzeme HP ve Unisys.Ve bazı durumlarda kaliteli OEM parçalarda kullanabiliyorlar.
Örnek fiyat karşılaştırmaları; "Fiyatlar şirkete/kuruma göre inanılmaz değerlerde değişmektedir (%0 - %70), bu bakımdan aşağıdaki tablo bilgisel içeriklidir.
Ürün IBM HP
8 port SAN Switch 1.400$-6.000$ 4.700$
SATA 250GB Disk 850$ 450$
BoÅŸ SATA Case - 250$
Host Bus Adapter (2Gbit) 1250$ 1000$
Projelendirilen ürünler, rekabetin olduğu şirket/kurumlarda çok düşük maliyetlerle elde edilebilemekte fakat sonrasınıda düşünmek lazım, mesela bir adet boş sata case'in fiyatı HP de 250$ iken, IBM'de boş bulamıyorsunuz dahi.
HP'deki SAN yapısı dikkat çekici, bir controller ünitesine toplamda 8 modül takılabiliyor, eğer modül scsi ise 2 modüllük yer kaplıyor, modül sata ise tek modül slotu kaplamakta. Her scsi modülüne 14 disk sığarken, her sata modülüne 12 disk sığmakta. Çok iyi düşünülmüş olan bu tip bir ürünün dezavantajı tüm yapı ana SAN bağlantısı hariç, scsi bağlantılara sahip. Bu bakımdan diskten diske transferlerde darboğazlar oluşabilir, bunu engellemek içinde daha fazla raid 5 diski takmak lazım.
IBM'de de buna benzer bir ürün var ama IBM tek bir controller yerine her modüle kendi controller'ını eklemiş. HP'deki gibi diskler kendi içlerinde scsi bağlı ama modüller birbirlerinden bağımsız olduklarından performans biraz daha yüksek. Bununda dezavantajı SAN Switch üstünde her modül için ayrı bir port'a ihtiyacınızın olması.
Bu gibi durumlarda yedek parçadan kazık yememek için ya başta sözleşme yapmak veya ilk alımdan önce, gelecek 2-3 yıllık ihtiyaçlarınız iyi şekilleyip buna göre alım yapmak lazım.
Almadan önce ürünleri çok iyi incelemek lazım, mesela her iki firmanın SAN Switch ürünlerinin teknik pdf dosyalarında saniyede kaç paket işlediğine dair bir yazıya/rakama ulaşamadım!
FSB chiplerinde yeni nesiller bu yıl sonbahar'ında çıkacak görünmekte ve hızları 1GHZ olacak bu durumda gerçekten performanslı sunucular yaratabileceğiz.
Dikkat etmek gereken bir başka nokta ise bu 4 bileşenin ortak bir payda da buluşabilmesi ve fayda/maliyet analizinin çok iyi yapılmasıdır. Böylece parayı verecek olan üst yönetimdeki kişilere raporlarınızla gittiğinizde, itiraz etmeyecek ve size olan güvenleri artacağı için yaptıklarınız eskisi kadar sorgulanmayacaktır.
Ortak payda derken 8 cpu'lu bir makina alıp FSB'yi 400MHZ yaparsanız bir anlamı kalmaz veya FSB 1GHZ olan bir makina alıp ram'i 1GB tutmak pek akıl karı olmayacaktır.
Unutulmaması gerekenlerden biride yaptığımız yatırımların ilerde genişlemeye açık olmasıdır, DELL'den alacağınız bir scsi modülü sonraki günlerde alacağınız bir HP modülüne uymayacaktır veya Fujitsu server'dan çıkardığınız SATA diski IBM modüle takmak istediğinizde, boş case bulmanız gerekecek, bulup taktığınızda ise firma size "bu benim parçam değil, support garantisi veremem, sertifikası yok" diyecektir. Bu tüm firmalar için geçerlidir. Bu arada OEM SAN modülleride mevcuttur ama adı üstünde OEM markaları ciddi production ortamlarında bulundurmamak gereklidir.
Firmanın amacı sizi kendine bağlamaktır. Öyle ürünlerle sistemizi kurmalısınızki kimse bağlı kalmayıp gerektiğinde ihtiyacınızı farklı firmalardan temin edebilmelisiniz.
Örnek: Sunucuyu alırken 512Ram ile alıp daha sonra, çok daha ucuz olan Kingston/Bigboyy ECC ram'lerden alıp takabilirsiniz. Firmalar, "kendi belliğimizi verebiliriz, bizimki sertifikalı" der, sertifikadan kastedilen ürünün o makinada sorunsuz çalışacağı garantisidir. ECC özellikli Kingston/Bigboyy sertifikalı değildir ama sorun çıkardığınıda görmedim. Firmalar o ram'leri kendileri üretmiyorki, gidip Kingston'a/Bigboyy'a ürettiyor. Firma ram'in üstüne kendi damgasını vurduğu için yüzlerce dolara satıyor.
Raid controller kartları ise apayrı bir hikaye.
Temelde dikkat edilmesi gerekenler; single/dual, 32bit/64bit, 100mhz/200mhz, 68pin/80pin.
Single: Bu yapıda raid controller'ın aynı anda sadece 1 portu kullanılabilir. Örnek: Üstünde işletim sistemi için diski olan makinanın external scsi portuna bir scsi cihaz bağladığınızda çalışmaz.
32bit/64bit: Server makinalarında genelde 64bit pci yuvası(ları) bulunur. Pdf'lere güvenmeyip makinanın kapağını açıp bakmak lazımdır. 64bit tercih edilebilir ama makinanın PCI version'nun bu kadar genişliği gerçek anlamda karşılayıp karşılayamayacağınada bakmak lazım. Yoksa verdiğimiz paraya değmez.
100mhz/200mhz: Genelde pdf'lerde yazmayan bir nokta daha. Raid controller'ın "ana işlemcisinin" çalışma hızını mutlaka öğrenmek ve teyit ettirmek gerekli.
68pin/80pin: 80pin, hot-swap diskler için endüstri standartı olduğundan 80pin olan her disk 80pin'lik bir yuvaya %100 uyar. Burdaki problem "boş case" bulmaktır.
Bu yazı böyle uzayıp gider.....


Alıntı Yaparak Cevapla
