Buradaki gonderileri okuyunca aklima femtocellerden bahsetmek geldi...
Aslinda mobil teknoloji başından beri ne yapsakta şu kapsama alanı sorununun üstesinden gelsek düşüncesi içerisinde olmuştur. Kapsama alanının genişliği yanında her bir cell içerisinde özellikle bina içlerinden çekişi arttıracak gücü hesaplamak ve uygulamak ta bir maliyet getirmektedir. Ozellikle duvar yapıları vs durumuna göre belirli güçte sinyal göndermek çekiş gücü için önemlidir.
Bu gibi durumlarda aslında femtoceller düşünülmeye başlanmış. Düşünün ki evinizde bir baz istasyonu var ve aslında oradan konusmaktasınız.
Amaç:
1. dışarıdaki maliyeti (baz istasyonları vs...) biraz daha düşürebilmek.
2.tabii ki cep telefonunuzu Cem YILMAZ reklamları aksine sahip olduğunuz tek telefon yapmak.
Fakat pazar büyüklüğününün bu alanda çok fazla olmaması teknolojiyi son kullanıcıyla buluşturmadı uzun süre boyunca...
Fakat dunyanın 3G den 4G den bahsettiği dönemlerdeyiz. Yani GSM üzerinden yüksek kapasitede ve hızda iletişim dönemi.
Bu gelişmeler femtocellerin, picocellerin daha fazla gündeme gelmesini tetikledi. En son hatırladığım picoChip, RadioFrame Networks, ip.access gibi firmaların düşük fiyatlı son kullanıcıya hesaplı gelebilecek cihazlar üretme yarışında oldukları.
tabii onların bu gelişimi sağlaması yetmiyor. temelde 3 anahtar teknoloji gerekli mobil operatörler için...
1. Düşük fiyatlı femtocell ürünler (€150 altı makul görülüyor)
2. RF girişimlerini yönetecek uygun bir yaklaşım
3. Ölçeklenebilir, fiyatı yüksek olmayan core ağ entegrasyonu...
bide ölme eşşeğim ölme..
Buralardan iş fixed mobile convergelere doğru kaymakta vs. vs. vs..
hadi kolay gele...



Alıntı Yaparak Cevapla
