Outlook 97 (outlook express değil) sürümünden beri (yıl 1998) çok gelişim gösterdi.
Exchange sunucu ile Outlook'un "exchange protokolü" ile bağlanarak entegre hali gelmesi Microsoft'un en çok övündüğü özelliklerin başında gelir.
Microsoft'a göre iş dünyasında çalışan herkes bir şekilde Outlook kullanmıştır.

Bu yazıda BİRKAÇ eksiğe/artıya bakacağız.

Madde 1; Birazdan göreceğiniz iki resimli örnekler Microsoft Türkiye tarafından onaylanmıştır.
Öncelikle Outlook açın, daha sonra yeni bir e-posta oluşturun daha sonra "to:" veya "kime:" tıklayın.


Resmin gerçek boyutunu görmek için tıklayın 


Resmin Adı:           mo1.JPG 
Görüntülenme:      22 
Büyüklüğü:          35.3 KB 
ID:                       478
Açılan pencerede kolonlar, "name, display name, email address". Türkçe Outlook'da da benzer ifadeler olacaktır.
Bu 4 kolon bize Outlook'un Exchange sunucuya "Pop3 veya Imap4 protokülü" üzerinden bağlandığını göstermektedir. Bu noktaya kadar bir sorun yok.
Sorun;
Bu kolonların yerlerini değiştiremezsiniz, ekleme veya çıkarma yapamasınız. Örneğin kontaklarda grupladığınız kişileri görmeniz mümkün değildir tek tek arayıp bulacaksınız.


Resmin gerçek boyutunu görmek için tıklayın 


Resmin Adı:           mo2.jpg 
Görüntülenme:      23 
Büyüklüğü:          29.7 KB 
ID:                       479
Açılan pencerede bir çok kolon mevcut.
Bu kolonlar bize Outlook'un Exchange sunucuya "exchange protokolü" ile bağlandığını gösterir.
Sorun;
Bu kolonların yerlerini değiştiremezsiniz, ekleme veya çıkarma yapamasınız. yukardaki örnek aynen bu bağlantı tipinde de geçerlidir, tek tek arayıp bulacaksınız.

Bu pencereler 10 yıldır değişmemiştir. Öyleki office 2007 kullananlar fark etmişlerdir ikinci resimdeki Outlook 2007'de pencere kenarlarında "color scheme (renk teması)" yoktur.
Normalde tüm penceler seçilmiş "color scheme (renk teması)" renklerinde ve özelliklerinde görünürken, bu pencere standart pencere özeliklerinde görünür.

Madde 2; Exchange 2003'de hızlıca tüm e-posta adresini görmeniz ve bunlar bir yere kaydetmeniz mümkünken Exchange 2007'de bunu yapabilmek için konsoldan (powe shell) komutlar girerek yapmanız gerekmektedir.

Madde 3; Exchange 2003'de smtp'nin relay ayarlarını kolay ve hızlıca "system manager"dan yapabiliyorken Exchange 2007'de bunu yapabilmek için google'a sorup daha sonra konsola girip 4-5 kadar komut vermeniz gerekmektedir.

Madde 4; Exchange 2003'de "public folder" özelliğini güzelce kullanabiliyorken, Exchange 2007'de bu özellik olduğu halde "system manager"da görünmez ve "public folder" ile ilgili herşeyi konsoldan yapmanız gerekmektedir.
Microsoft yaptığı hatanın farkına varıp "Exchange 2007 service pack 1" kurulduğunda "public folder" ile ilgili ayarları "system manager"dan yapılabilir hale getirmiştir. Microsoft'un burdaki amacı "public folder" yerine "sharepoint express" (ücretsiz) kullanılmasını sağlamaktır.
Böylece, Microsoft, ücretsiz olan "sharepoint express"de yapmak istediklerini yapamayıp paralı olan "sharepoint sunucuya" almanızı sağlar.
Not: Microsoft, Exchange 2010 sürümünde "public folder" özelliğini tamamen kaldıracağını belirtmiştir.

Madde 5; Linux camiasında Exchange (sadece Windows 64bit'de çalışır, ücretli) ve Lotus Domio (Windows, Linux, AIX, Solaris ve As400 işletim sistemleri üzerinde 32bit ve 64bit çalışır, ücretli) gibi ürünlerin karşılı ürün mevcut değildir.
Linux'da mevcut olduğu söylenen tüm ücretli ve ücretsiz ürünleri tek tek denedim ve İŞ dünyasının hızlı akışına uygun olmaktan ziyade geçici çözümler oldukları kanaatindeyim.

Madde 6; Microsoft'un Exchange 2007 ve Windows 2008'de tam desteklediği konsol uygulmaları aslında günümüz İŞ yaşamının hızına yetişemeyen Linux camiasının eksiklerinden bırak şirket üst yöneticilerini hedeflemektedir.
Microsoft üst yöneticilere anlatır.. 1; "Sizin sistem yöneticiniz Linux'cu tamam ama Microsoft'a geçtiğinde yabancılık çekmeyecek herşeyi konsoldan yapabilecek".

Microsoft üst yöneticilere anlatır.. 2; "Linux ücretsiz değildir, her Linux sunucu başına xxxx ytl ödüyorsunuz ayrıca Linux bilen eleman sayısı az, özel sorunlar çıktığında bunları düzeltmek günler, haftalar almakta, yazıcı ve tarayıcı problemleriniz sürüsüne bereket. Microsoft'ta problem çıktığında (gerekirse) o kodu yazan programcıya dahi ulaşılır". Microsoft'un söyledikleri iş yaşamında tamamen doğrudur.

Microsoft üst yöneticilere anlatır.. 3; "Bunlarla boğuşmak yerine Microsoft'ta, mobile cihazından bile maillerini al/gönder, kontaklarını değiştir, senkronize et, mail geldiğinde seni otomatik arasın, e-postayı sana Exchange okusun, bunlar için maliyetin Linux'dan daha az ve benzeri bir çok şey". Microsoft'un söyledikleri iş yaşamında tamamen doğrudur.

Microsoft üst yöneticilere anlatır.. 4; "İş yaşamını bilen, bilgili Linux'cu sayısı çok çok azdır bu sebepten, sistem yöneticisine bir anlamda bağımlısındır, işten anında çıkaramazsın. Çıkarıp yerine aldığın kişi eski yöneticinin arkadaşı olma ihtimali çok çok yüksektir". Microsoft'un söyledikleri iş yaşamında tamamen doğrudur.

Microsoft üst yöneticilere anlatır.. 5; "Teknolojisi Microsoft düşünür, uygular ve yapar, diğerleri takip Microsoft'u takip eder". Microsoft'un söyledikleri iş yaşamında tamamen doğrudur.

Microsoft üst yöneticilere anlatır.. 6; "Okullar bizim ürünlerimiz kullanılır. Öğretmenlere uygun ücretli olarak verilen notebook'ların üzerinde Windows çalışmaktadır. Bilgisayar dersinde gösterilen herşey Windows üzerinde dir, tüm programcılık eğitimi Windows üzerinde yapılır. Bu sebepten gelecekte te Windows bilen kişi sayısı çok yüksek olacak böylece sorun çıktığında çözülmesi çok daha kolay olacak. Sistem yöneticinizi işten çıkardığınızda yerine birini bulmak Linux'a göre daha kolaydır ve yeni yöneticinin, eskisinin arkadaşı olma ihtimali daha azdır".

Microsoft'un söylemedikleri.. 1; "Sistem yöneticine eğitim aldırmadın".

Microsoft'un söylemedikleri.. 2; "Linux'un ilk 1.5-2 yıllık maliyeti Microsoft ile aynıdır, sonraki yıllarda Linux maliyeti çarpıcı şekilde düşer fakat yazıcı ve tarayıcı problemleri devam eder". Bunu ancak yaşayanlar bilir.

Ve en önemli, Microsoft'un söylemedikleri.. 3; "SEN BANA UYMAK ZORUNDASIN, BEN SANA DEĞİL". Bunu da ancak yaşayanlar bilir.