Subwoofer Nedir? Ev içerisinde nereye yerleştirilir.

Kelime anlamı ile başlayacak olursak: Sub; işin derinlerde yapıldığının (aynı zamanda insan kulağının duyamadığı sesler subsonic sesler olarak isimlendirilir bir rivayete göre subwoofer ın sub eki buradan da gelmektedir bana göre doğrusu da budur
) , woofer ise kuvvetli bir hava akımı olduğu manasına gelir.

Yani derinden gelen kuvvetli hava akımı üreteci de diyebiliriz. 
Subwoofer öyle güzel ve kuvvetli bir cihazdır ki, insan kulağı ortalama 16 ile 20.000 hz arasındaki sesleri duyabilir.
Bass adını verdiğimiz düşük frekanslı sesler ise 200hz'in altındadır ve bu rakam git gide düşer. Hz (Hertz) ne kadar düşerse bass sesi o kadar yoğun ve duyması imkansız olur. [Hertz (hz): Bir sesin saniyedeki tekrar sayısıdır].
Kulağınızla duyamayacağınız 10hz'lik bir bass sesi emin olun güçlü ve kaliteli bir subwoofer ile çiğerlerinizi titretecektir.
Subwooferın çalışma mantığı da hoparlörünkü ile aynıdır. Tek fark standart bir hoparlörün veremeyeceği sesleri size hissettirmesidir.
Kulağımızın duyabileceği frekansın altında üretilen bass sesleri subwooferın ihtiyaç duyduğu geniş alanda üretilir ve kulağınıza iletilir, genellikle subwooferlar var olan düşük frekanstaki bass sesini ses olara değil titreşim olarak hissetmenizi sağlar. (Canlı şahitleri: cnguru, lotus, ve diğer arkadaşlarımdır saçları, üzerlerindeki elbiselerini titretmişliğim vardır.)
Yani şöyle de söyleyebiliriz: Subwoofer duyamayacağımız ses frekanslarını titreşim olarak bize hissetiren cihazdır.
İki çeşitte olur subwooferlar.
a- Aktif Subwooferlar
b- Pasif Subwooferlar
Aktif Subwooferlar: İçlerinde kendilerini besleyebilecek kapasitede olan bir Ampilifikatör bulundururlar. Hatta çoğunun içerisinde Crossover (kesici) adı verilen bir elektronik devrede bulunur. Crossover ise hangi hoparlöre hangi hz arasında olan seslerin gönderileceğini belirleyen aygıttır. En kısa zaman içerisinde aracıma alacağım komponenetlere ek olarak almayı düşündüğüm aygıttır. Aktif subwooferların aynı zamanda üzerlerinde "Volume" düğmesi olur buradan ince ayar çekmek mümkündür.
Pasif Subwooferlar: Aktif subwooferların tersine içlerinde bir ampilifikatör bulunmamaktadır. Bu yüzden Subwooferların ihtiyacı olan aşırı elektrik beslemesini yapamazlar. Harici bir ampilifikatör ile desteklenmeleri şarttır. Artık 4-8-10-12 kanallı ampilifikatörler bulunmaktadır. Fakat bunlar genelde sadece Midrange ve Tweeter'lardan yüksek performans almak için kullanılır.
Bir subwooferı düzgün şekilde beslemek ve kaliteli bir bass titreşimi alabilmek için Monoblock Ampilifikatör adıyla anılan Subwoofer ampilifikatörü almak lazımdır.
Pasif subwooferları var olan müzik sisteminize adapte etmek zordur. Bu yüzden maliyet olarak aktif subwooferlara nazaran daha az tercih edilir fakat bana soracak olursanız aktif subwooferlardan kat ve kat daha iyidir.
Eğer pasif bir subwoofer sahibi iseniz mutlaka bir Crossover edinin. Crossover ile subwoofera hangi frekans aralığında sesleri üretmesini istediğinizi bildirip ayarlarsınız o andan itibaren subwoofer sadece sizin istediğiniz ses frekanslarını üretir. Yoğun bass sesi hoşunuza gidiyorsa eğer düşük hertz lere ayarlamanız gerekir.


Subwooferlar genellikle bir kabin içerisinde daha iyi performans verir. (Eskileri hatırlayın araçların arkasında arka cam ile arka koltuk arasına yerleştirilir ve subwooferın arkası aracın bagajına bakacak şekilde monte edilirdi.)
Şu anda ise kutu içi subwooferlar tercih edilmektedir bunun sebebi ise: Subwooferın en ideal hava basıncını oluşturabileceği ölçüde kutuların hazırlanması ve fiyatlarınında standart montaj işleminden çok az bir miktar pahalı olmasıdır. Bu da ses kalitesinin yanında önemsenmeyecek bir miktardır. (Örnek vermek gerekecek olursa: Kabinsiz bir subwoofer'ı 250 YTL ye alabilirken kabinli subwoofer'ı 280-300 YTL'ye alabilirsiniz)
Çalışma prensibi başta söylediğim gibi hemen hemen hoparlörün çalışma mantığı ile aynıdır. Tek fark çok daha fazla hava akımı oluşturması ve bu hava akımını oluşturabileceği bir yere ihtiyacı olmasıdır.
Çalışma mantığı hava hareketlerine bağlı olduğu için hacim önemli bir kriterdir. Yüksek hacimli kutular daha fazla havayı sıkıştırabilir. Basit bir araştırmanın sonucunda sizin de göreceğiniz üzere, sürücü çapları ve kutu hacmiyle subwooferların fiyatları orantılı biçimde değişir. Yani genellikle ne kadar büyükse, o kadar pahalıdır.
İçlerindeki havanın maksimum hareket kabiliyetinden yararlanabilmek için orantılı hacim ve sürücü çapının seçilmesi şarttır. Kutuda sürücü tarafından sıkıştırılan hava, bas-reflex adı verilen açıklıktan dışarı atılır. Tıpkı arabaların egzoz patlamalarında olduğu gibi içerideki gücün dışarı çıkması, genellikle bir insanın ciğerlerine eşdeğer miktarda havanın hareketine sahiptir. Tabii farkı, bunun saniyenin 20'de birinde gerçekleşmesidir. Hızlı olduğu kadar güçlü bir hava giriş-çıkışı yaşanır.
Resimde görünen gri kısım Bass-Reflex adı verilen bölümdür yani Subwooferın içeride ürettiği havanın dışarıya çıkabildiği kısım.


Bir ev sinema sisteminiz var diyelim, içerisindeki subwoofer'ın yeri kimsenin tahmin edemeyeceği kadar büyük bir önem taşır.
Tiz frekansların yönlerini ayırt edebilmemize rağmen, bas seslerin nereden geldiğini anlamamız zordur. Bir insan sesini duyduğumuzda bu sesin kaynağının neresi olduğunu bilir ve kafımızı o tarafa doğru çeviririz. Mesela yolda bir fren sesi duyduğunuzda kafanızı hemen fren yapan araca doğru genellikle %98 ihtimalle doğru olarak çevirip görebilirsiniz. Fakat bir gök gürültüsünün kaynağını şimşek çakmadan önce farkedemezsiniz.
Subwooferınızın evdeki yeride bir nevi önemli değildir. Çünkü aldığınız bass sesinin kaynağını başka birisinin bilme ihtimali düşükdür. Fakat bu ihtimal ses titreşimlerinin sizi en iyi performanslar sarmayacağı manasına gelmez.
Subwooferların ön hoparlörlerin yanında yer alması gerektiği bir çok profesyonel ses mühendislerinin birleştiği ortak noktadır. Kimisi odada eşit bir dağılım sağlamak ve yansımaları dengelemek için ortaya yakın olmasının daha iyi olduğunu bile söyler. Bir apartman dairesinde, subwooferın size gereken etkiyi odanın karşı duvarına yakın bir yerden vermesi, iyidir fakat komşularınızın da rahatsız olmasına sebep olacaktır. Pratik uygulama ise subwooferın size yakın bir yerde yerleştirilmiş olmasıdır.
Yanlış yerleştirilmiş bir subwoofer, bazı frekansları yükseltip odanızdaki ses tonu dengesini bozar. Düşük frekanslardaki seslerin dalga boyları 15m'ye kadar ulaşabildiğinden yerleşimi oldukça dikkatli yapılmalıdır. Onun da bir ses kaynağı olduğu ve ses dalgaları yaydığını unutmayın.
Subwooferlar içerisinde hoparlörlerle birlikte bazı frekansları paylaşır. Yanlış yerleşim ve kalibrasyonla bu çakışmaya sebep olur. Havadan ya da duvardan yansıyan ses dalgaları birbirleri ile çarpışarak etkilerini kaybeder. Bu duruma mani olmak için subwoofer offsetini doğru ayarlamak gerekir. Offset; subwoofer ile ön hoparlörler arasındaki yatay mesafeye verilen isimdir.
Offset uzaklığını minimumda tutmak her zaman iyidir.
Bass seslerde dalga boyu uzundur. Bu yüzden dolaşan ses dalgaları sorun teşkil eder. Dolaşan dalgalar duvar vb. yüzeylerden yansır ve kendileri ile çakışarak dalga yüksekliğinin değişmesine sebep olabilir dalgaların dağılımının daha serbest olması için ev sinema sisteminizi mümkün olan en büyük odaya kurmanızı tavsiye ederim.
Ev sinema sisteminizdeki subwooferı koyabileceğiniz en kötü yer ise oturduğunuz koltuğun arkasıdır bunu asla aklınızdan çıkartmayın 
Subwoofer bakımı:
Subwoofer yere en yakın ses kaynağıdır. Yere yakın olması ve sürekli bir elektrik üretimi ile birlikte hareket eden parçaların oluşturduğu hava akımı bass-reflexten dışarı atılırken aynı zamanda içeriye de hava çeker. Tozlu ortamda subwooferınız içeriye de bol miktarda toz çekecektir. Bu yüzden normalden hoparlörlerden toza karşı daha iyi korumalısınız.
Son düzenleyen ozan, 2008-12-28 saat 23:27.
| Intel Core i7 920 CPU | Intel DX58SO Extreme Series Mainboard | 1024MB Gigabyte GTX 560 ti GPU | G-Skill 4gb DDR3 1600mhz RAM | FSP Epsilon 700W PSU | CoolerMaster Stacker Case |