Evet evet, başlığı yanlış okumadınız. Özgürlükler ülkesi Amerika Birleşik Devletleri'nin Dış İşleri Bakanlığı bizim için bir rapor hazırlamış

Bugün nette dolaşırken abd büyükelçiliğinin web sitesinden ulaştım buna, içinde kullandıkları bazı cümleleri ise cidden garipsedim.

Mesela her seferinde kongrelerine ermeni soykırımını tanıyalım tasarısı getiren amerikanyalı arkadaşlarımız bu sefer "1915 katliamları" gibi bir kelime kullanmış. Bu kelime çıkartmam gerekenin ne olduğunu anlamadım... Yani en azından burada bahsettikleri katliamın "1915 yılında Ruslarla iş birliği yapıp, bir çok insanı katleden ermeni çeteciklerinden mi bahsediyor, yoksa ermenilere karşı yapılan birşeyden mi bahsediyor"

Buyrun size özgürlükler diyarı amerikanın hazırlamış olduğu Özgürlük ve Demokrasi ilerleme raporunun Türkiye bölümü: (ilgimi çeken yerleri kalınlaştırdım.)


ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ İLERLEME RAPORLARI
Mayıs 2009
TÜRKİYE

Bölüm 1: Politika ve İnsan Haklarının Durumu

Türkiye çok partili parlamenter sistemle idare edilen ve Ekim 2007’deki referandum sonucu çoğunluğun oyu ile beş yıllık maksimum iki dönem için seçilen sınırlı yetkiye sahip cumhurbaşkanı olan bir anayasal cumhuriyettir.

Özgür ve adil olarak nitelenen 2007 meclis seçimlerinden sonra parlamentoda yedi parti temsil edilmektedir.

Hükümet genellikle vatandaşların insan haklarına saygı göstermektedir; ancak güvenlik kuvvetleri tarafından işkence, yasadışı adam öldürme ve taciz alanlarında ciddi sorunlar bulunmaktadır. Hapishane koşulları hala yetersizdir.

Seçilmiş hükümette ve devlet bürokrasisindeki bazı görevlilerin zaman zaman adliyenin bağımsızlığını kısıtlamaya çalıştıklarına dair raporlar bulunmaktadır.

Yargıç ve savcıların aşırı derecede yakın ilişki içerisinde olmaları adil yargılanma hakkını engellemeye devam etmektedir.

Aşırı uzun süren davalar sorun teşkil etmektedir.

Hükümet, anayasal kısıtlamalar ve çeşitli yasalardan faydalanarak ifade özgürlüğünü sınırlamaktadır. İfade özgürlüğüne ilişkin kısıtlamalar İnternete de uygulanmakta olup, mahkemeler ve bağımsız bir kurul 1000’den fazla olayda telekomünikasyon şirketlerinin Web sitelerine erişimi engellemelerini istemiştir.

Gayrı-Müslim gruplar kendi dinlerinde açıkça ibadet etme, mülkiyet hakkı ve dini lider yetiştirme alanlarında kısıtlamalarla karşılaşmaya devam etmektedir.

Namus cinayetleri ve tecavüz dahil olmak üzere kadınlara karşı uygulanan şiddet, çocuk evlilikleri ile birlikte yaygın bir sorun olmaya devam etmektedir. Cinsel ve bir dereceye kadar işçilik istismarı amaçlı insan ticareti ile çocukların çalıştırılmaları da genel bir sorundur.


Bölüm 2: ABD Devlet Demokrasi Amaçları

Türkiye demokratik ve hukukun üstünlüğüne dayanan reform sürecine devam etmelidir. ABD, insan hakları alanındaki yerel Sivil Toplum Örgütleri, insan hakları savunucuları, sivil toplum ve AB ile diyalogu sonucu ülkede demokratik ilkeleri, uygulamaları, değerleri ve insan haklarını ilerletmek için öncelikler geliştirmiştir.

ABD hükümetinin başlıca hedefleri, insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne daha fazla değer veren, daha demokratik bir hükümeti teşvik etmek ve daha bağımsız ve tarafsız adliye de dahil demokratik, şeffaf ve sorumlu devlet
kurumlarına olanak yaratacak anayasal değişiklikleri içeren yasal reformları desteklemektir.


Amerika Birleşik Devletleri aynı zamanda bağımsız, profesyonel basının gelişmesini istemektedir. Kamu diplomasisi gayretleri ABD’nin özgürlük ve demokrasiyi geliştirmek, küresel haklar olan ifade ve din özgürlüğünü korumak stratejisinin nüvesini oluşturur. Amerika Birleşik Devletleri aynı zamanda kişisel insan hakları, sivil toplum ve etnik çeşitliliğe saygı gösterilmesini sağlamağa çalışmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri ülkede insan ticaretine son verilmesi için de çalışmalarına devam etmiştir.


ABD, hükümeti, halk arasında Türkçe dışı dillerin konuşulmasına uygulanan kısıtlamaları azaltmağa devam etmesi; azınlıkların görüşlerini yansıtanların veya 1915 katliamları gibi tartışmalı konularda fikir bildirenlerin ifade özgürlüğünü artırması; din özgürlüğünü koruması ve Yunan Ortodoks Ruhban Okulu gibi gayrı-Müslim dini kurumların serbest çalışmalarına izin vermesi; etnik Kürt ve diğer azınlık toplumların meselelerini çözümlemek için somut adımlar atması yolunda teşvik etmektedir.



Bölüm 3: Öncelikli Konular ile İnsan Hakları ve Demokratik Yönetişimin Diğer Yönlerinin Desteklenmesi


Amerika Birleşik Devletleri hukukun üstünlüğünün ve modern, tarafsız bir adliyenin geliştirilmesine yardım amacıyla çok sayıda milletvekili, yerel siyasi lider, yargıç, adli yetkili, basın mensubu, akademisyen ve sivil toplum örgütlerinin yetkilileri ile toplum diplomasisi programları yoluyla temas kurdu; ve objektif adliyenin geliştirilmesine yardım edecek eğitimi artırdı.

2008’de çeşitli programlar vasıtasıyla uzun sürelerle Amerika Birleşik Devletleri’ne gelen 100’den fazla kişi Amerikalı meslektaşları ile tanıştı, ABD’nin politik, yargı ve sosyal sistemlerinin yapı ve fonksiyonlarını daha yakından tanıdı ve ABD’nin insan hakları ve demokrasiyi ilerletmek için gösterdiği çabaları gözlemledi.

Amerikan değerlerini gösteren kamu diplomasisi, ülkede ihtiyaç duyulan hukuk reformlarının önemini belirtebilecek liberal değerleri tanıtmak bakımından çok önemlidir.

Bu faaliyetler ABD konuşmacı programlarını, mübadeleleri, ülkenin her tarafında ABD görevlilerinin halka hitap etmesi ve Enformasyon Kaynak Merkezleri aracılığı ile doğru bilgilerin ulaştırılmasını da kapsar.

Amerika Birleşik Devletleri, vatandaşların demokrasiye katılımı, taban aktivizmi ve hoşgörünün ilerletilmesi gibi konularda mübadele programlarını yürüten Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programına fon sağlar.

ABD görevlileri insan hakları meselelerini tartışmak, yeni görüşleri işitmek ve büyük şehir ortamlarının ötesinde ortaklar aramak için ülkenin her tarafına gider.

ABD görevlileri ABD siyasetini ve Amerikan değerlerini açıklamak, Türk-Amerikan ortak çıkarlarını belirtmek amacıyla konferanslara, seminerlere ve programlara katılır.

ABD görevlileri uygun olduğunda, ifade ve din özgürlüğünün artırılması, çeşitliliğe daha hoşgörüyle davranılması konularında AB meslektaşlarının ortak çağrısına katılır.


Amerika Birleşik Devletleri sivil toplumun, azınlıkların görüşlerine ve gayrı-Müslim dinlere saygı gösteren daha demokratik, şeffaf ve sorumlu devlet enstitülerinin geliştirilmesine yardım etmek konusunda büyük öneme sahip yüksek profesyonel standartlar ve tarafsızlığı sergileyen canlı ve özgür bir basını teşvik eder.

Basın özgürlüğünü ve sorumluluğu geliştirmek amacıyla, medyanın her alanından basın mensupları, soruşturmacı gazetecilik ve sorumlu habercilik ilgilileri, ABD politik sistemi, ABD dış politikası ve insan hakları konularında odaklanan ziyaretçi programlarına katıldı.

2008 yılında bunlar, gazetecilerin Amerika Birleşik Devletlerinde başkanlık önseçimlerini, adayların tartışmalarını, seçimleri ve yemin törenini izleyerek haber geçtikleri birkaç programı da kapsadı.

Bu yılın projeleri ayrıca ABD seçimleri, ifade özgürlüğü, demokratik toplumda dış siyasetin şekillendirilmesi süreci, sivil ve azınlık hakları, enformasyondan faydalanma konularında çok sayıda konuşmacı ve programı da kapsadı.


Amerika Birleşik Devletleri sivil toplumun gelişmesi ve onun rolünün anlaşılmasını daha da ileri götürmek amacıyla din ve toplum, demokraside sivil toplumun önemi, etnik grupların bulunduğu toplumlarda çeşitliliğin yönetimi ve güzel sanatlar yoluyla hoşgörünün teşvik edilmesine ilişkin ziyaretçi programlarını destekledi.

Sivil Toplum Örgütleri ve dini liderlere sunulan ziyaretçi programları da istikrarlı ve güvenilir politik sürecin değerini ve çoksesli, dini ve etnik bakımdan çeşitli, hoşgörülü toplumun faydalarını teşvik etmekte önemli rol oynadı.

Konular ise ABD’nin yasama, yargı ve sosyal sistemleri, Amerika Birleşik Devletleri’nde hukukun üstünlüğü ve Amerikan hayatında din ve dini kurumların rolünü kapsadı.

Öğrenci lider değişimi yaz programı da, yerel liderlerin gelecek neslini aynı ABD kurumları, gelenekleri ve süreci konusunda bilgilendirerek bu projeleri tamamlamış oldu.

ABD görevlileri özgür ifadenin daha fazla korunması, Müslümanlık dışındaki dinlerin haklarına saygı duyulması, azlıklara ve azlıkların görüşlerine hoşgörülü davranılması gibi kapsamlı reformlara devam edilmesini teşvik amacıyla muntazam olarak yasama ve yürütme organlarının, aynı zamanda yargı organının üyeleri ile görüşmektedir.

ABD hükümeti, ülkede hukuk reformlarını ilerletme çabalarını artırmak amacıyla, ceza yargılamasının dava öncesi aşamasındaki çözümler konusunda 45 savcı ve yargıcın katıldığı bir konferansa ev sahipliği yaptı.

Konferansta ceza pazarlığı yönteminin kabulü teşvik edildi. Amerika Birleşik Devletleri Türkiye, diğer Avrupa ülkeleri ve Irak arasında hukuk alanında işbirliğini daha da geliştirmek, profesyonel adli standartları kuvvetlendirmek ve hukukun üstünlüğünü uygulamak için teröristlerin iadesi konusunda bir konferansa da Adalet Bakanlığı ile birlikte ev sahipliği yaptı.

ABD hükümeti aynı zamanda terörizm alanındaki yasalar, çocuklarla ilgili konular ve iki tarafı ilgilendiren diğer yasal alanlardaki en iyi uygulamaları gözlemlemeleri amacıyla, savcılar için Amerika Birleşik Devletlerinde bir inceleme turu düzenledi
.

Ülkenin insan ticaretine son vermesine yardım etmek ABD’nin öncelik verdiği bir konu olmaya devam etmektedir. ABD görevlileri insan ticareti aleyhine faaliyet gösteren öncü kurumlar, uluslararası örgütler ve STÖ’ler ile yakın ilişki içinde olmaya devam etti.

Amerika Birleşik Devletleri bir ABD görevlisinin ABD’nin modern günümüzdeki köleliği ortadan kaldırmak konusunda ısrarını vurgulamak amacıyla Aralık 2008’de üst düzey devlet yetkilileri, sivil toplum ve uluslararası örgütlerin temsilcileri ile görüştüğü üç günlük seyahati destekledi. Bu alandaki kamu diplomasisi programları ülkenin güneydoğusunda kadın ve kızların ekonomik, hukuki ve sosyal bakımlardan güçlendirilmesi amaçlı dört projeyi kapsadı.

-----------------------------------------------

Raporun Türkiye bölümü bu kadar;

Size buradan kendimce çıkarttığım bazı şeyleri yazayım:

1- "Özgür ve adil olarak nitelenen 2007 meclis seçimlerinden sonra parlamentoda yedi parti temsil edilmektedir."

Bize göre (Türk Halkına) seçimler yasal, oy veren herkes özgür ve seçim adilce yapıldı fakat, ABD'ye göre seçim pek adil ve özgürce değildi, acaba bildikleri birşeyler mi var?

2- "Hükümet genellikle vatandaşların insan haklarına saygı göstermektedir"

Genellikle ak parti hükümeti vatandaşların insan haklarına saygılıdır, ama her zaman değil, isimlerinde taşıdıkları "Adalet" kavramı kendilerine göre uygulanır.

3- " Seçilmiş hükümette ve devlet bürokrasisindeki bazı görevlilerin zaman zaman adliyenin bağımsızlığını kısıtlamaya çalıştıklarına dair raporlar bulunmaktadır.

Yargıç ve savcıların aşırı derecede yakın ilişki içerisinde olmaları adil yargılanma hakkını engellemeye devam etmektedir."

Seçilen hükümette ve devlet bürokrasisindeki bazı görevlilerin zaman zaman yargının bağımsızlığını kısatlamaya çalıştıklarını söylemişler, buradan çıkartmam gereken sonuç; hükümetin ve bazı kişilerin istediği şekilde mahkeme kararları mı veriliyor? Yargıya güvenmeyecekmiyiz? Yargıya güvenmeyeceksekkime güveneceğiz?

Türkiye'de yargı adilce yapılmamaktadır, savcılar ile hakimlerin birbirlerine uzak hatta karşı olması gerekiyor, ya da ABD'deki gibi jürilerin oluşturulması mı isteniyor?

4- " Gayrı-Müslim gruplar kendi dinlerinde açıkça ibadet etme, mülkiyet hakkı ve dini lider yetiştirme alanlarında kısıtlamalarla karşılaşmaya devam etmektedir. "

Bildiğim kadarı ile ülkemizde bir çok kilise, sinagog, vb. ibadethaneler mevcut, isteyen herkes de buralara rahatça girip ibadetlerini yapabiliyor ben mi yanlış biliyorum? Ayrıca hristiyan ya da yahudi olup da kiralık bir evde oturan hiç bir kimseyi tanımıyorum. Acaba ben mi yanlış biliyorum??


5- " ABD, insan hakları alanındaki yerel Sivil Toplum Örgütleri, insan hakları savunucuları, sivil toplum ve AB ile diyalogu sonucu ülkede demokratik ilkeleri, uygulamaları, değerleri ve insan haklarını ilerletmek için öncelikler geliştirmiştir. "

İnsan haklarından kasıtları anladığım kadarı ile, Türk ile Kürt ayrımcılığını doruk noktasına çıkartıp, Kürtlerin Türkler'den daha az hak ve özgürlüğe sahip olduklarını düşünüyorlar.

Daha geçen gün televizyonlarda bas bas bağırmıyorlarmıydı bu Demokratik Açılım süreci ABD'nin değil bizim istediğimiz ve düzenlediğimiz şeydir diye? Sanki burada bir tezat var?

6- " ABD hükümetinin başlıca hedefleri, insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne daha fazla değer veren, daha demokratik bir hükümeti teşvik etmek ve daha bağımsız ve tarafsız adliye de dahil demokratik, şeffaf ve sorumlu devlet
kurumlarına olanak yaratacak anayasal değişiklikleri içeren yasal reformları desteklemektir.
"

Yıllardır çoğunluğa sahip olmaları sebebiyle üzerinde at koşturabileceklerini sandıkları Anayasa'nın değiştirilmesi ABD hükümetinin başlıca hedeflerinden birimiymiş?

7- " Amerika Birleşik Devletleri aynı zamanda bağımsız, profesyonel basının gelişmesini istemektedir. "

Acaba bizdeki basın özgürlüğünün 5/1'i ABD'de var mıdır? Bizde basın öyle özgürdür ki "boku at izi kalsın" deyiminin ne kadar yerinde olduğunun bir kanıtıdır. O derecede özgürdür bizde basın dilediğini yazar, dilediğiniz yazmaz. Daha ne kadar özgür bırakılabilir ki? Yoksa basın özgürlüğünden kasıtları ABD yanlısı olarak bildiğimiz medya kuruluşlarının daha rahat çalışmasını, daha rahat propaganda yapmasını mı sağlamaktır?

8- " ABD, hükümeti, halk arasında Türkçe dışı dillerin konuşulmasına uygulanan kısıtlamaları azaltmağa devam etmesi; azınlıkların görüşlerini yansıtanların veya 1915 katliamları gibi tartışmalı konularda fikir bildirenlerin ifade özgürlüğünü artırması; din özgürlüğünü koruması ve Yunan Ortodoks Ruhban Okulu gibi gayrı-Müslim dini kurumların serbest çalışmalarına izin vermesi; etnik Kürt ve diğer azınlık toplumların meselelerini çözümlemek için somut adımlar atması yolunda teşvik etmektedir. "

Ben mi yanlış biliyorum yoksa bizim insanımız zaten istediği dili istediği yerde istediği şekilde konuşmuyor mu? Erkek olanlarımızdan askerlik yapanlar mutlaka vardır, hiç Türkçe bilmeyen sadece kürtçe, lazca, vb. dillerde konuşabilen en az 1 kişiyi görmüşlerdir. O adam bunca sene susmuşmudur? Hiç mi kimseyle konuşmamıştır? Halk arasında isteyen birbiri ile ingilizce konuşur, isteyen Türkçe konuşur, isteyen de kürtçe konuşmaz mı? Buna engel olan bir yasamız vs. mi var?

Din özgürlüğü bizim ülkemiz dışında hangi ülkede bu kadar esnek?

Etnik Kürt ve diğer azınlık ne demek ayrıca? Kürt olanı da, azeri olanıda, çerkez olanı da, İstanbullusu da, Vanlısıda, Ankaralısıda Türkiye Cumhuriyeti kimliğini taşıyıp, Türk Vatandaşlarının yararlandığı bütün hizmetlerden (bir çok hizmetimiz eksikte olsa en azından bir kısmı var) sağlık hizmetlerinden, elektrikten, temiz içme suyundan, faydalanamıyor mu?

Hastaneye gittiği zaman parası olmasa bile sigortası varsa kürt ve azınlık olarak nitelendirilen kesim hastane hizmetlerinden faydalanamıyor mu?
Faydalanamıyor çünkü adamın işi yok, sigortası yok da diyenler çıkacaktır. Peki şöyle sorayım o zaman; Ben Türk'üm, diyipde hem parası olmayan hem de sigortası olmayan insanlar hastaneye gittiği zaman hizmet alabiliyor mu?? Demek ki neymiş, hepimiz eşitmişiz kıçımızdan ayrım uydurmamak lazımmış.


9- " Amerika Birleşik Devletleri hukukun üstünlüğünün ve modern, tarafsız bir adliyenin geliştirilmesine yardım amacıyla çok sayıda milletvekili, yerel siyasi lider, yargıç, adli yetkili, basın mensubu, akademisyen ve sivil toplum örgütlerinin yetkilileri ile toplum diplomasisi programları yoluyla temas kurdu; ve objektif adliyenin geliştirilmesine yardım edecek eğitimi artırdı.

2008’de çeşitli programlar vasıtasıyla uzun sürelerle Amerika Birleşik Devletleri’ne gelen 100’den fazla kişi Amerikalı meslektaşları ile tanıştı, ABD’nin politik, yargı ve sosyal sistemlerinin yapı ve fonksiyonlarını daha yakından tanıdı ve ABD’nin insan hakları ve demokrasiyi ilerletmek için gösterdiği çabaları gözlemledi.

Amerikan değerlerini gösteren kamu diplomasisi, ülkede ihtiyaç duyulan hukuk reformlarının önemini belirtebilecek liberal değerleri tanıtmak bakımından çok önemlidir. "

ABD iç işlerimize karışmayı kesti de sıra Yargı'ya mı karışmaya geldi? Bizim anayasamız ile ABD anayasası arasında çok fark var. ABD birbiri ile bir araya gelmiş 52 adet eyaletten oluşan bir ülke değil mi? Bize sizde idam cezası var diye suçluları teslim etmeyen ABD'nin hala bazı eyaletlerinde idam cezası yok mu?

Peki bizim yargı organlarımızdaki çalışanları ABD'ye götürüp, orada durumun nasıl işlediğini göstermek, onlara kendi deyimleri ile Amerikan değerlerini göstermenin bizde ne gibi bir faydası olacak?

Git gide ABD'ye mi benzeyeceğiz? Yargı düzenimiz onların istediği gibi mi olacak??

10- " Amerika Birleşik Devletleri, vatandaşların demokrasiye katılımı, taban aktivizmi ve hoşgörünün ilerletilmesi gibi konularda mübadele programlarını yürüten Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programına fon sağlar.

Biz demokratik bir ülkeyiz değil mi? Hepimiz bu ülke içerisinde yaşıyorsak hepimiz bir nevi demokratik insanlarız, vatandaşların demokrasiye katılması ne demek? Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı'na fon sağlıyormuş ABD, peki bu fonun amacı nedir? Eminim ki ABD'nin bu fondan bir çıkarı vardır ki fon sağlıyordur. Yoksa bizde haber izliyor, okuyoruz. Bir faydasını göremediği hangi fonu desteklemiş bugüne kadar ABD ya da başka bir ülke??? Peki ABD'nin Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı'nın Türkiye'de ABD'ye ne gibi bir çıkarı var ki fon sağlıyor?

ABD görevlileri insan hakları meselelerini tartışmak, yeni görüşleri işitmek ve büyük şehir ortamlarının ötesinde ortaklar aramak için ülkenin her tarafına gider.

Sanırım buradan anlamamız gereken tek şey, artık ABD üzerimize oynanan oyunların sadece büyük şehirlerde değil, ülkenin her yerinde, herhangi bir şekilde yapılmaya başladığı...

ABD görevlileri ABD siyasetini ve Amerikan değerlerini açıklamak, Türk-Amerikan ortak çıkarlarını belirtmek amacıyla konferanslara, seminerlere ve programlara katılır.

ABD'nin görevlendirdiği kişiler, ABD'nin siyasetini ve değerlerini bize bir şekilde yutturabilmek için konferanslara, seminerlere ve programlara katıldığını bir nevi açık açık ABD propagandası yaptıklarını söylüyorlar.

ABD görevlileri uygun olduğunda, ifade ve din özgürlüğünün artırılması, çeşitliliğe daha hoşgörüyle davranılması konularında AB meslektaşlarının ortak çağrısına katılır.

Bundan zaten daha önce bahsetmiştim, "Bu demokratik açılım sürecinin ABD'ile bir alakası yoktur" sözünün ne kadar boş, yalan, palavra olduğunun açık bir kanıtı hatta üzerine AB'nin de bu işte parmağı olduğunu kanıtlarcasına yazılmış.


Amerika Birleşik Devletleri sivil toplumun, azınlıkların görüşlerine ve gayrı-Müslim dinlere saygı gösteren daha demokratik, şeffaf ve sorumlu devlet enstitülerinin geliştirilmesine yardım etmek konusunda büyük öneme sahip yüksek profesyonel standartlar ve tarafsızlığı sergileyen canlı ve özgür bir basını teşvik eder.

Basını her türlü kullandıklarını, kullanmaya da devam edeceklerini azınlıklar ve gayrı-Müslimleri ön plana çıkartarak güya onların benimkinden, seninkinden, bizimkinden, Ahmet'inkinden, Mehmet'inkinden daha çok derdi varmış gibi halkı bölmeye, birbirlerinden nefret ettirmeye, vb. tekniklere devam edeceğini belirtmiş.


11- " Amerika Birleşik Devletleri sivil toplumun gelişmesi ve onun rolünün anlaşılmasını daha da ileri götürmek amacıyla din ve toplum, demokraside sivil toplumun önemi, etnik grupların bulunduğu toplumlarda çeşitliliğin yönetimi"

Etnik ayrımı üst düzeye çıkartıp, bölünme başladıktan sonra toplumun nasıl yönetileceğini.

12- " Sivil Toplum Örgütleri ve dini liderlere sunulan ziyaretçi programları da istikrarlı ve güvenilir politik sürecin değerini ve çoksesli, dini ve etnik bakımdan çeşitli, hoşgörülü toplumun faydalarını teşvik etmekte önemli rol oynadı.
anlam veremedim.

Konular ise ABD’nin yasama, yargı ve sosyal sistemleri, Amerika Birleşik Devletleri’nde hukukun üstünlüğü ve Amerikan hayatında din ve dini kurumların rolünü kapsadı.

Öğrenci lider değişimi yaz programı da, yerel liderlerin gelecek neslini aynı ABD kurumları, gelenekleri ve süreci konusunda bilgilendirerek bu projeleri tamamlamış oldu. "

Halka kendinizi inandırmanın en kolay yolu ya din adamlarını kullanacaksınız ya da Sivil Toplum Örgütlerini. Sebebi ise çok basit; din adamları yalan söylemez, (çocuklara cinsel tacizde bulunmaz, üfürür, kıçını, eteğini öptürür), fakat yine de güvenilir insanlardır. (Bu sözün tüm din adamları için geçerli değildir, lütfen bu yazdığımdan öyle bir anlam çıkartmayın.) Sivil Toplum Örgütlerinin bir kısmı ise; fakir ve yoksula benden, senden, ondan bundan aldığı para ile maddi yardım yaptıktan sonra dilediği gibi o insanı yönlendirme şansına sahiptir, çünkü yardım edilen kişi kendisini borçlu hisseder ve kandırılmaya çok daha yatkındır. Ayrıca haklı galyana getirme hususunda üstlerine yoktur. Bu kişileri ABD'ye götürüp orada kendi söyledikleri şekilde yazıyorum:
"ABD’nin yasama, yargı ve sosyal sistemleri, Amerika Birleşik Devletleri’nde hukukun üstünlüğü ve Amerikan hayatında din ve dini kurumların rolünü kapsadı. Öğrenci lider değişimi yaz programı da, yerel liderlerin gelecek neslini aynı ABD kurumları, gelenekleri ve süreci konusunda bilgilendirerek bu projeleri tamamlamış oldu." Burada yapılması beklenen şey; bu projelere katılan din adamlarının, sivil toplum örgütleri liderlerinin ve öğrenci liderlerinin Türkiye'yi (ABD'yi değil) yasama, yargı ve sosyal sistemler bakımından ABD'ye benzetmeye çalışması mı sağlanıyor?

13-
" Müslümanlık dışındaki dinlerin haklarına saygı duyulması, azlıklara ve azlıkların görüşlerine hoşgörülü davranılması gibi kapsamlı reformlara devam edilmesini teşvik amacıyla muntazam olarak yasama ve yürütme organlarının, aynı zamanda yargı organının üyeleri ile görüşmektedir. "

Müslümanlar dışındaki dinlere saygı duymuyor muyuz?
Herhangi bir ortamda, çerkez, kürt, ... kökenli arkadaşlarınızın söylediği şeylere aşırı sert bir şekilde tepki gösterip, konuşmalarına mani mi oluyoruz?

Ayrıca bu konu ile Yasama ve Yürütme organlarıyla diğer yargı organlarının üyeleri ile görüşmelerindeki amaç; müslüman olmayanların ve sonunda yapmayı başardıkları bugün Türk-Kürt-Alevi ayrımıyla kürt ya da ermeni ya da çerkez vb. kökenli bir vatandaşın hakim karşısına çıktığı zaman kayırılması mı isteniyor? Ben nasıl yargılanıyorsam zaten diğer vatandaşlarımız da aynı şekilde yargılanmıyor mu? Hakimler "Sen kürtsün sana müebbet verdim, sen çerkezsin kesin sen yapmışsındır bunu atın bunu içeri" mi diyor da Yasama, Yürütme ve Yargı organları ile hoşgörülü davranılması için görüşülüyor?

14- " ABD hükümeti, ülkede hukuk reformlarını ilerletme çabalarını artırmak amacıyla, ceza yargılamasının dava öncesi aşamasındaki çözümler konusunda 45 savcı ve yargıcın katıldığı bir konferansa ev sahipliği yaptı.


Konferansta ceza pazarlığı yönteminin kabulü teşvik edildi. Amerika Birleşik Devletleri Türkiye, diğer Avrupa ülkeleri ve Irak arasında hukuk alanında işbirliğini daha da geliştirmek, profesyonel adli standartları kuvvetlendirmek ve hukukun üstünlüğünü uygulamak için teröristlerin iadesi konusunda bir konferansa da Adalet Bakanlığı ile birlikte ev sahipliği yaptı. "

ABD hükümetine ne bizim ülkemizdeki hukuk reformlarının ilerletilmesinden? Amerikan filmlerinde gördüğümüz, savcı, yargıç, avukat ve suçlu dörtlüsünden oluşan suçlunun suçu kabul etmesi halinde mahkeme gerçekleştirilmeden (normalde mahkeme gerçekleştirilse ve suçlu bulunduğunda 20 yıl hapis cezası alacağı suçtan) 5-8-10 yıl ceza ile kurtulması kimin işine gelecek? Teröristlerin iadesi konusunda Adalet Bakanlığımız ile birlikte ev sahipliği yapmışlar, bugüne kadar ABD'nin bize iade ettiği teröristleri birisi bana açıklayabilir mi?


15- " Amerika Birleşik Devletleri bir ABD görevlisinin ABD’nin modern günümüzdeki köleliği ortadan kaldırmak konusunda ısrarını vurgulamak amacıyla Aralık 2008’de üst düzey devlet yetkilileri, sivil toplum ve uluslararası örgütlerin temsilcileri ile görüştüğü üç günlük seyahati destekledi. "

Günümüzün en büyük köle tüccarı kim ki? Sizi kölelikten kurtarıcaz diye gittikleri her yere kaos getiren biz miyiz? İnsanların köle gibi kullanıldığı ülkelere destek veren kim peki? Biz miyiz?

Aklımın almadığı en büyük soru ise şu: ABD bizim iç işlerimize karıştığını kendi web sitelerinden, bu kadar alelade bir herkesin ulaşabileceği bir belge ile gösteriyorda, bizim ülkemizde hiç bir yetkili neden bu konu hakkında birşey demiyor?

Bu yazıyı okuyupta sen neden sesini çıkartmıyorsun diyecek olanlara da peşinen yazayım bu yazıyı baban yazmadı!

Raporu indirmek için buraya tıklayın